Gece, belli ediyordu kendini.Ay bile sineye çekilmişti.Belki de yaşam belirtisi olarak sadece biraz rüzgar vardı.Bazen o bile yoktu.
Gece ilerliyordu, sigaram birer birer bitiyordu.
Bırakmıştım aslında, aslındası pek önemli değil lakin.
İçiyordum işte.
Kayboluyordum gecenin içinde.
Her köşe başında bir geçmiş.
Her geçmişte bir kayboluş.
Bak şu köşede ilk öpücüğüm var.
Şu köşede ilk hüsranım.
Hepsini geçip sana geliyordum.
Zaman duruyor, ben duruyorum.
Ne kadar da güzelsin, ölüm bile senden güzel olamaz.
Gözlerin diyorum, alsa ya canımı?
Böyle huzurlu bir ölüm, herkese nasip olmaz.
Sana bakıyorum, baktıkça donuyorum, farkında olmadan ölüyorum.
Sana her bakışta bir adım daha yaklaşıyorum, sona.
Napalım, bu anı yaşamak için, ruhumu satmam gerekti.
1 saniye bile düşünmedim.
Sen vardın..
Ben vardım.
Olamayan biz var idik.
Ne de güzeldik.
5-10 dakkalığına da olsa..
Hayat bizdik, her şeyi boşvermiştik.
Ne de çabuk bitti değil mi?
Bitti işte...
Gökyüzünden indik yeryüzüne.
Büyü bozuldu.
Sen melektin, azrail oldun.
Canımı aldın.
Ben aşkınla faniydim, yokluğunla farazi oldum.
21 Mayıs 2012 Pazartesi
5 Mayıs 2012 Cumartesi
Gitme.
Hissediyor musun? yada beni hiç hissettin mi? İçinde, kalbinin tam ortasında.
Avuçlarının içinde..
Avuçlarımın içindeydin işte.Açmıyordum hiç.Birazcık aralasam gidicektin biliyorum.
Seni karanlığa mahkum etmek, kendimi de aydınlığa mahkum etmem.Bir savaştı adeta.
Yoruldum.Yordun.Yorulduk...
Bir an araladım avcumu.Bir bakmışım ki uçup gitmişsin arşa doğru.
Ardından bende yükseldim göğe.
Bir ikarus misali.Güneşe yükseldikçe yandım.Yükseldikçe eridi kanatlarım.
Seni kaybetmemeliydim...
Seni..
Artık ne gücüm kalmıştı... ne de... takatim.
Ölüyordum işte.Düşüyordum.
Son kez.. sana bakıyordum.Uzaklaşıyordun ışığa doğru.
Onca zaman karanlığa hapsettiğimden seni, gidiyordun benden...
Işığa doğru..
Avuçlarının içinde..
Avuçlarımın içindeydin işte.Açmıyordum hiç.Birazcık aralasam gidicektin biliyorum.
Seni karanlığa mahkum etmek, kendimi de aydınlığa mahkum etmem.Bir savaştı adeta.
Yoruldum.Yordun.Yorulduk...
Bir an araladım avcumu.Bir bakmışım ki uçup gitmişsin arşa doğru.
Ardından bende yükseldim göğe.
Bir ikarus misali.Güneşe yükseldikçe yandım.Yükseldikçe eridi kanatlarım.
Seni kaybetmemeliydim...
Seni..
Artık ne gücüm kalmıştı... ne de... takatim.
Ölüyordum işte.Düşüyordum.
Son kez.. sana bakıyordum.Uzaklaşıyordun ışığa doğru.
Onca zaman karanlığa hapsettiğimden seni, gidiyordun benden...
Işığa doğru..
2 Mayıs 2012 Çarşamba
Sana Rağmen.
Çok iyi anımsıyorum tarihi.Üniversitenin en boktan günleri.İnsanlar desen çok saçma.Dersler desen çok sıkıcı.Tek iyi olan şey uyku olan dostluğum.Hayat çok tek-düze.
Uyu-uyan-yemek ye-uyu.
Derken...derken..
Derken işte o saçma sapan günü hatta saçma sapan hayatımı değiştirdin sen.Farkında olmasan da..
İlk gördüğüm an dondum.Nasıl bu kadar güzel olabilirdin?
Nasıl bu kadar.. kanımı dondurabilirdin?
Aradan çok zaman geçti.Şimdi anımsayamıyorum.Çok diyeyim.
Sana bu yazıyı yazmaya başladığımda...seni tanımıyordum bile.
"Boşver ışığımızı söndürmeyelim" dedi.
"Işığım sensin.." diyemedim tabi.
Işığımdın.. koskocaman gözlerinle..
O güzel gülüşünle...
Kokunla...
Kimin kollarına gitsem sendeydi aklım.
Sen hiç sürüklendin mi bi kıyıdan diğer kıyıya?
Her tende kaybederken kendimi aklımda, fikrimde sen.
Senden uzak olma duygusu..sensizlik kısaca.
Mutlu muydum sence? Seni, sensiz yaşayabilmeyi öğrenmiştim sadece.
Seni sevmek için sana ihtiyacım yoktu.
Çok mu saçma geldi? Biliyorum sana öyle geliyor.
Yani bir insan "hiç" beklentisi olmadan neden sevsin birini?
Öpmeden, sarılmadan, koklamadan.
Bunlara ihtiyacım yok.
Gözlerine baktığım an ki o ışık.
O... güzellik.
Yetiyordu bana.a
Az beklentiyle çok aşk..
Bazen fazla geliyordu.
Egoma yenik düşüyordum. "Bu kadar sevmeme rağmen neden benle değil de başkalarıyla" diye.
Ben seni kazanmak için bir şey yapmadım.Sana "seni sevdiğimi" bile söyleyemedim.Yüzüne karşı...
Şarkılar belki senle anlam kazandı.Sadece "1" film senin sayende odak noktam oldu.
Lakin şuan kalbim atıyorsa.Her gün bu yataktan uyanıyorsam.İleriye dair bakabiliyorsam sevebilecek birisi olmasındandır.
"Sevmek için seviyorsun" deme.
Diyebilirsin.. ama.
Deme.
İnsanoğlu garip işte di mi?
Çok..garip. çok.
"Kendimi senden uzaklaştırmak için kendimce bir şeyler yapmaya çalışırken
Sana daha çok bağlandım.
Unutmak için bulduğum şeyler de seni aradım
Bulamadım
ve
Özledim."
diyor şair.
Sanki önümde bir sürü kapı var.Hepsi senin önüne çıkıyor ama ben kapılardan değil de pencereden çıkıyorum.Sana ulaşmamak için...bazen de dayanamıyorum.Seni o kadar çok göresim geliyor ki..
Ama işte o hüsran duygusu.O yenilmişlik.O bitmişlik.O... tükenmişlik.
Karşına geçip tek kelime bile edemiyorum.
Avazım kadar susuyorum...
Sen de susuyorsun..
Gece kadar yalnızım işte.Lekeli bir aşk.Peşimi bırakmayan bir özlem.Daima burnumda olan kokun ve gözlerin.Olabilecek en kötü üçleme değil mi?Bir ömür boyu bunu yaşayabilecek olmam da cabası.
Hayat çok güzel aslında...
Seninle.. ve sensizlikle.
Uyu-uyan-yemek ye-uyu.
Derken...derken..
Derken işte o saçma sapan günü hatta saçma sapan hayatımı değiştirdin sen.Farkında olmasan da..
İlk gördüğüm an dondum.Nasıl bu kadar güzel olabilirdin?
Nasıl bu kadar.. kanımı dondurabilirdin?
Aradan çok zaman geçti.Şimdi anımsayamıyorum.Çok diyeyim.
Sana bu yazıyı yazmaya başladığımda...seni tanımıyordum bile.
"Boşver ışığımızı söndürmeyelim" dedi.
"Işığım sensin.." diyemedim tabi.
Işığımdın.. koskocaman gözlerinle..
O güzel gülüşünle...
Kokunla...
Kimin kollarına gitsem sendeydi aklım.
Sen hiç sürüklendin mi bi kıyıdan diğer kıyıya?
Her tende kaybederken kendimi aklımda, fikrimde sen.
Senden uzak olma duygusu..sensizlik kısaca.
Mutlu muydum sence? Seni, sensiz yaşayabilmeyi öğrenmiştim sadece.
Seni sevmek için sana ihtiyacım yoktu.
Çok mu saçma geldi? Biliyorum sana öyle geliyor.
Yani bir insan "hiç" beklentisi olmadan neden sevsin birini?
Öpmeden, sarılmadan, koklamadan.
Bunlara ihtiyacım yok.
Gözlerine baktığım an ki o ışık.
O... güzellik.
Yetiyordu bana.a
Az beklentiyle çok aşk..
Bazen fazla geliyordu.
Egoma yenik düşüyordum. "Bu kadar sevmeme rağmen neden benle değil de başkalarıyla" diye.
Ben seni kazanmak için bir şey yapmadım.Sana "seni sevdiğimi" bile söyleyemedim.Yüzüne karşı...
Şarkılar belki senle anlam kazandı.Sadece "1" film senin sayende odak noktam oldu.
Lakin şuan kalbim atıyorsa.Her gün bu yataktan uyanıyorsam.İleriye dair bakabiliyorsam sevebilecek birisi olmasındandır.
"Sevmek için seviyorsun" deme.
Diyebilirsin.. ama.
Deme.
İnsanoğlu garip işte di mi?
Çok..garip. çok.
"Kendimi senden uzaklaştırmak için kendimce bir şeyler yapmaya çalışırken
Sana daha çok bağlandım.
Unutmak için bulduğum şeyler de seni aradım
Bulamadım
ve
Özledim."
diyor şair.
Sanki önümde bir sürü kapı var.Hepsi senin önüne çıkıyor ama ben kapılardan değil de pencereden çıkıyorum.Sana ulaşmamak için...bazen de dayanamıyorum.Seni o kadar çok göresim geliyor ki..
Ama işte o hüsran duygusu.O yenilmişlik.O bitmişlik.O... tükenmişlik.
Karşına geçip tek kelime bile edemiyorum.
Avazım kadar susuyorum...
Sen de susuyorsun..
Gece kadar yalnızım işte.Lekeli bir aşk.Peşimi bırakmayan bir özlem.Daima burnumda olan kokun ve gözlerin.Olabilecek en kötü üçleme değil mi?Bir ömür boyu bunu yaşayabilecek olmam da cabası.
Hayat çok güzel aslında...
Seninle.. ve sensizlikle.
25 Nisan 2012 Çarşamba
This Time Won't You Please.
Yıllardan bir yıl, şimdi anımsayamıyorum. O kadar uzak geliyor ki.Sanırsın 2000 yaşında bir ağacım.Dallarım uzun ama yorgun.Yorgun ama ümitli.Bir gün daha kesilmedi.Daha ne?
Dallarım o kadar uzun ki..köklerimi söylemiyorum bile.
Yalnızlığın resmini yapıyorum resmen. 2000 seneden beri tek başına kalmak, etrafında ne varsa öldüğünü yada senden uzaklaştığını görmek ne kadar da acı verici.
En son anımsadığım şey o yemyeşil gözlerin idi.
Gelip bana uzun uzun bakmandı.
Belki de hayat benim için o zaman durmuştu?Bir daha kimseye bakamamıştım o yüzden?
Dedim ya.. zaman çok çabuk geçiyor.
Biz, bizler değişiyoruz.
Bak geçen ne oldu.Normalde yapmam bilirsin. İnsan içine karışmam.. aldım sigaramı indim ashile (evet sigara da içmiyorum) ayaklarım suya değdi değecek.Oturdum içiyorum.Biri sönmeden diğerini yakıyorum.
Seni anımsıyorum.
Seni..
Seni...
Anımsadıkça daha da içiyorum.Paket bitiyor.Şarap da bitiyor.Yine tek başıma kalıyorum.
Sanırsın 2000 seneden beri seni seviyorum.Her sevişimde tükenip yeni bi hayata başlıyorum.
Kuru kuru sevmek ne ola ki.. diyeceksin.
Sevmek..
Sevmek...
Ne ki di mi...
Yakamoz vardı şansıma.Yıldızlar elimi atsam gelecekti sanki avucuma.. lakin. Zaman geçti bizler geçtik izlerimiz kaldı.Belki silinecek?
Kim bilir...
Ama bu sefer..bu sefer yapma diyemiyeceğim kendime.
16 Mart 2012 Cuma
Say To Goodbye
Atlas misali bir güç hissediyordum kendimde. Ee kolay değil bi aşkı ayakta tutmak.Karşılık görmeden yada ne bileyim bir söz bile söylenmeden bu aşkı sürdürmek ne kadar kolay olabilir ki? Sadece aynaya karşı konuşuyor muş gibi hissettim yaklaşık 2 senedir.Fonda çalan şarkı "god put a smile upon your face". Aynen öyle hatırlıyorum hatta anımsıyorum.Gitgide silinen bir imge misali.O gülüşün gitgide siliniyor aklımdan.
Bir hikaye anlatayım bak sana " şimdi yıllardan bir yıl.Daha insanlar bu kadar duyarsız olmazken.Bir aşk...ama nasıl bir aşk.İnsan hiç görmediği hiç duymadığı bir insanı rüyasında görüp aşık olabilir mi? Onun gülüşünü görünce gülebilir ağladığını görünce ağlayabilir mi? "
O aşık bendim işte.Diğeri de...sendin.
Hiç bilmedin işte bunu.Anlatmadım da...ama işte..zor geliyor artık.
Bir şey de...istemiyorum...de.Ehe salaksın de..ama bir şey de..
Ne zaman gözüne baksam bir pişmanlık...
Seni sevmem senin suçun değil.
Suç..imkansızı isteyen ben de...
Gün dönerken karanlığa, emin ol son günümde olsa..aklımda olacaksın...
Parlayacak gözlerin bir melek misali..
Belki canımı sen alırsın? Kim bilir...
Bir hikaye anlatayım bak sana " şimdi yıllardan bir yıl.Daha insanlar bu kadar duyarsız olmazken.Bir aşk...ama nasıl bir aşk.İnsan hiç görmediği hiç duymadığı bir insanı rüyasında görüp aşık olabilir mi? Onun gülüşünü görünce gülebilir ağladığını görünce ağlayabilir mi? "
O aşık bendim işte.Diğeri de...sendin.
Hiç bilmedin işte bunu.Anlatmadım da...ama işte..zor geliyor artık.
Bir şey de...istemiyorum...de.Ehe salaksın de..ama bir şey de..
Ne zaman gözüne baksam bir pişmanlık...
Seni sevmem senin suçun değil.
Suç..imkansızı isteyen ben de...
Gün dönerken karanlığa, emin ol son günümde olsa..aklımda olacaksın...
Parlayacak gözlerin bir melek misali..
Belki canımı sen alırsın? Kim bilir...
Coldplay - God Put A Smile Upon "Your Face
7 Mart 2012 Çarşamba
Orada Bir Yerde..
Gün ışığı pek aydınlatamıyordu odamı.Karanlığı seven adamım vesselam, hoş, ruhum da sever karanlığı.
Çok iyi anlaştığımızdan mıdır nedir içiçeyizdir hep onunla.
Sever aslında beni, bende onu severim.
Gel zaman git zaman.Karanlığı aldattığım zamanlar oldu.İlk onunla aldattım.
Gözümü ne zaman kapasam gözleri aklıma geliyordu.
Her yerde ve herkeste o vardı sanki!
Nefret bile ettim bazı bazı.
Neden sen? Neden ben?
Halbu ki seni ilk gördüğüm andan itibaren seviyordum ben.
İlk andan itibaren yaşıyordum bu umutsuz ve salak aşkı.
Onca egoma rağmen arınamadığım tek aşktın sen.
Asla kavuşamayacağım..
Asla öpemiyeceğim...
Asla..sarılamıyacağım.
Derken alter ego girdi devreye;
Çok iyi anlaştığımızdan mıdır nedir içiçeyizdir hep onunla.
Sever aslında beni, bende onu severim.
Gel zaman git zaman.Karanlığı aldattığım zamanlar oldu.İlk onunla aldattım.
Gözümü ne zaman kapasam gözleri aklıma geliyordu.
Her yerde ve herkeste o vardı sanki!
Nefret bile ettim bazı bazı.
Neden sen? Neden ben?
Halbu ki seni ilk gördüğüm andan itibaren seviyordum ben.
İlk andan itibaren yaşıyordum bu umutsuz ve salak aşkı.
Onca egoma rağmen arınamadığım tek aşktın sen.
Asla kavuşamayacağım..
Asla öpemiyeceğim...
Asla..sarılamıyacağım.
Derken alter ego girdi devreye;
- Neden bekliyorsun?
+ Belki gelir. Belki ne olursa olsun umudumu kesmediğimi, ağlamamın vazgeçmek demek olmadığını, eğer geri dönerse yaralarını iyi edebileceğimi fark eder. Yalnız kalınca içi acır belki onun da. Eksikliğimi hisseder. Ensesine dokunmamı, saçlarını okşamamı ister belki. Belki gelir.. Gel der belki..
- Ya gelmezse?
+ Beklerim ben. Usul usul beklerim. Ses çıkarmadan, sadece yağmurlu havalarda ağlayarak beklerim. Hem ya gelirse.
Sustu o da...
Fırtınalıydı hava.Terasa çıktı.
Bilmem kaçıncı karakterimdi ama..yine de denemekten vazgeçmedi hiç.
Bana dönüp;
Bir gün acılarından arınacağın gün gelecek.Öleceksin.O zaman da onu sevecek misin? dedi.
Önce biraz duruldu..
Evet. Seveceğim dedi.
O zaman beklemekten başka çaren yok dedi ve ayrıldı alter ego.
Ben ise yine kendimle kaldım.
Kendimle ve onun hayaliyle.
belki de o saçma geceyle.
Lakin eğer canımı alacaksa tanrı.Tek dileğim onun siluetini görmektir..
+ Belki gelir. Belki ne olursa olsun umudumu kesmediğimi, ağlamamın vazgeçmek demek olmadığını, eğer geri dönerse yaralarını iyi edebileceğimi fark eder. Yalnız kalınca içi acır belki onun da. Eksikliğimi hisseder. Ensesine dokunmamı, saçlarını okşamamı ister belki. Belki gelir.. Gel der belki..
- Ya gelmezse?
+ Beklerim ben. Usul usul beklerim. Ses çıkarmadan, sadece yağmurlu havalarda ağlayarak beklerim. Hem ya gelirse.
Sustu o da...
Fırtınalıydı hava.Terasa çıktı.
Bilmem kaçıncı karakterimdi ama..yine de denemekten vazgeçmedi hiç.
Bana dönüp;
Bir gün acılarından arınacağın gün gelecek.Öleceksin.O zaman da onu sevecek misin? dedi.
Önce biraz duruldu..
Evet. Seveceğim dedi.
O zaman beklemekten başka çaren yok dedi ve ayrıldı alter ego.
Ben ise yine kendimle kaldım.
Kendimle ve onun hayaliyle.
belki de o saçma geceyle.
Lakin eğer canımı alacaksa tanrı.Tek dileğim onun siluetini görmektir..
28 Şubat 2012 Salı
Eksik.
Sanki..sanki diyorum, ölüyorum ben.
Ölmekten...daha da kötü bu his.
Sen...sen hiç nefes alırken, kalbinde, ciğerlerinde, cam kırığı hissettin mi?
Sen hiç...
Hiç...
Benim oldun mu?
Sankilerle geçiyor işte hayat.Nasıl geçtiğini bile anlamıyorsun bazen.
O ilk an...o ilk saniye..ilk saliseyi daha dün gibi hatırlıyorum.
Heyecanımı ama umutsuzluğumu ama...aması yok işte!
Sen sanki yıllar sonra bulunmuş huzur parçası gibiydin.Hani bir yap-bozun son parçası eksiktir. 3000 parçalık o yap-boz sadece o parça yüzünden tamamlanamaz.
Ne atmaya kıyabilirsin o yap-bozu nede tekrar yapmaya.Son parçası yoktur işte...
Sen o son parçaydın.
Taakk, geldin, gönlümün orta yerine oturdun.
Ve parça tamamlandı.
Tamamdım artık.Geçen günleri sayamadım fakat tamamdım.
Ama..bu huzursuzluk niyeydi ki?
Nefes alamıyordum...içim..sıkılıyordu...
Kan kusuyordum sanki...
Gözlerim. buğuluydu...
Ama..tamdım ben?
Tamamlamıştın hani?
Yooo...
Yalnız bırakmıştın beni..ilelebet.
Tamdım evet.
Sen olmadıktan sonra...o parça ne işe yarar dedim.
Söktüm attım.
İlk günler çok zorlu geçti.
Ne de olsa alışmıştık.Sonra ki günler...azap doluydu...Günden güne soldum.Can çekiştim günlerce..acı dolu şekilde.
Huzurlu bir ölüm hayal ederken en ızdıraplısı beni bulmuştu.
Lâkin gözlerin aklıma geldi...gülüşün...dudakların...saçın...kokun...
Gözlerim kapanıyordu yavaş yavaş...kapandı...kapandı..kapandı...
Kapandı.
Ölmekten...daha da kötü bu his.
Sen...sen hiç nefes alırken, kalbinde, ciğerlerinde, cam kırığı hissettin mi?
Sen hiç...
Hiç...
Benim oldun mu?
Sankilerle geçiyor işte hayat.Nasıl geçtiğini bile anlamıyorsun bazen.
O ilk an...o ilk saniye..ilk saliseyi daha dün gibi hatırlıyorum.
Heyecanımı ama umutsuzluğumu ama...aması yok işte!
Sen sanki yıllar sonra bulunmuş huzur parçası gibiydin.Hani bir yap-bozun son parçası eksiktir. 3000 parçalık o yap-boz sadece o parça yüzünden tamamlanamaz.
Ne atmaya kıyabilirsin o yap-bozu nede tekrar yapmaya.Son parçası yoktur işte...
Sen o son parçaydın.
Taakk, geldin, gönlümün orta yerine oturdun.
Ve parça tamamlandı.
Tamamdım artık.Geçen günleri sayamadım fakat tamamdım.
Ama..bu huzursuzluk niyeydi ki?
Nefes alamıyordum...içim..sıkılıyordu...
Kan kusuyordum sanki...
Gözlerim. buğuluydu...
Ama..tamdım ben?
Tamamlamıştın hani?
Yooo...
Yalnız bırakmıştın beni..ilelebet.
Tamdım evet.
Sen olmadıktan sonra...o parça ne işe yarar dedim.
Söktüm attım.
İlk günler çok zorlu geçti.
Ne de olsa alışmıştık.Sonra ki günler...azap doluydu...Günden güne soldum.Can çekiştim günlerce..acı dolu şekilde.
Huzurlu bir ölüm hayal ederken en ızdıraplısı beni bulmuştu.
Lâkin gözlerin aklıma geldi...gülüşün...dudakların...saçın...kokun...
Gözlerim kapanıyordu yavaş yavaş...kapandı...kapandı..kapandı...
Kapandı.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)