4 Eylül 2009 Cuma

Hayat Ne Garip Vapur'lar Falan...

Hayat ne garip…insanları tanımlamak oldukça güç bu dünya da.hani eski türk filmleri hep dalga geçer günümüz insanları,yok insanlar cok saf falan diye.aslında gercek aşk ve gercek insanlık o zamanlardaydı.örnek verecek olursak; hani tipik bir sahne,genc kızla delikanlı birbirlerini severler delikanlı hapse girer,genç kız onu bekler kac sene olursa olsun…ya da slumdog millionaire de latika ve jamal askı gibi.cocukluktan baslayan bu ask,yıllar sonra tekrar filizlenmişti..şimdi kendi yasadıgım aşka bakıyorum,hayatımı mahveden…ve ben aşk yaşamamısım diyorum kendi kendime..benim ki bir aşk değildi! Aşk olsaydı suan bu durumda olmazdım evet…bu durum ne diceksiniz,baskası yla beraberim onu seviyorum asık mıyım? Bunu kendime sormak istemiyorum…sena vardı bir aralar hayatımda..hani hep onla beraber olacagım saniyordum..saniyordum diyorum ki ben bunu tek basıma sanmadım,o inandırttı bunu bana.hayattan bezmiş,insanlardan tiksinmiş emre yi hayata döndürdü,kendi deyimi ile duygularımı reekarne etti…ama sonra noldu?beni dımdızlak ortada bıraktı sacma sapan sebeblerle..üstelik ilişkimizin 1.yıldönümünde..şimdi bu saatten sonra kimseyle görüşmek istemedim…kendimi topragın altına gömdüm diyebilirim ama o öyle değildi.hemen baskalarıyla görüşmeye basladı,ilk basta ona kızmıstım,sonra hak verdim,düştüğümüz bu bosluktan anca baskalarının yardımı ile cıkabilirdik.bende de öyle oldu..ilişkler daha da karmasıklastı artık,insanlarda öyle…gecen sene bu zamanlar ne kadar mutluydum oysa ki..suan ki durumumun aksine..suan da mutluyum ama eksik,buruk bir mutluluk bu.içimden bir ses “ emre pes etme o ilk asık oldugunu kız” diyor..ama bir yanımda “ bosver onu o seni artık hak etmiyor” diyor…çelişkilere düşüyorum içimde..kendimle çelişiyorum ama artık ayılıyorum yavas yavas..evet onla güzel günler yasadık ama artık geride kaldı bunlar.en cok neden korkmustum?onun baskası ile beraber olma ihtimali değil..o elbet olacaktı buna kendimi hazırlamıstım,en cok korktugum şey , onunla hep hikayeler yapardık,rastgele bir yerde rastgele bir şekilde karsılasıp asık oluyorduk birbirimize.ayrılmadan önce yaptıgımız son hikayede sacma sapan bir sebeble ayrılıyorduk ve tam 10 sene sonra karsılaşiyorduk.10 sene! Koskoca 10 sene..en cok bundan korkmustum..ölümden bile bu kadar cok korkmamıstım ama korkunun ecele faydası yok işte.belki de bu hikaye gercek olacak kim bilir? Geçen haftalarda bir film izledim 1973 yapımı Robert Redford ve Barbra Streisand ın oynadıgı “The Way We Are” yani türkçeye çevirirsek “Bulundugumuz Yol”..Robert Redford filmde koyu bir faşisti oynamakta,straise ise koyu bir sosyalist..ne kadar zıtlar değil mi aslında? Aşk bu ya; 2 zıt kutbu birbirine çekmişti tıpkı bizde oldugu gibi.neyse filme döneyim ben; 2 genc universite de tanısır,hubbel amerikan ordusunda görevli ünlü bir askerdir..zaman kavramı belirtilmese de film 1940 amerikasında geçmekte sanırım. … ise bilinçli ve herkesi uyandırmak isteyen idealist bir kız…zamanlar 2 li birbirlerine karsı ilgi duyuyorlar…hubbel barbra nın evinde kaldıgı bir günde aralarında ki kıvılcım aska dönüşüyor idi…fakat 2 sinide idealleri vardı,bu idealleri ugruna ask ı yok sayabilcek durumdalardı.gel gelelim zaman geçti ve cocukları oldu bu 2 asıgımızın…fakat idealler ugruna bu asktan vazgeçildi,hubbel bir yere … bir yere gtti…aradan seneler geçti…2 li new yorkta karsılastı yıllar sonra, barbra evlenmiş hubbel ın ise sevgilisi vardı..o an ki gözlerinde ki ifade,o hayal kırıklıgı ve ask …alevlenmişti…ama tabi artık onlar eski asıklar değillerdi..öpüşmek istediler ama olmadı..aradan yıllar geçmişti..insanlar değişmişti..bu yazıda bitmişti artık…görüşmek üzere..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder