19 Kasım 2010 Cuma

A.

Her şey çok uzak görünüyor buradan..sen..ben...biz. Halbuki bir nefes kadar yakındık birbirimize...Aynı nefesi alıyor aynı nefesi soluyorduk. Tek bedende 2 vucüt. Bilirsin uzun konuşmayı sevmem, insan düşünmeyi , düşündükçe çıldırmayı kendine hobi edinmiş bir varlıktır. Bilirsin, insanlarla konuşmayı sevmem, yazılarım daha etkileyicidir. Seninle ilk tanışmamızda böyle olmuştu. Rüya gibi bir zaman dilimiydi. Bak; uzun süre sonra ilk defa sana yazıyorum. Seni eskisinden daha çok seviyorum artık. Yitirdiğin şeyin değeri yitirildikten sonra anlaşılır ya, o hesap. Daha çok korkuyorum. Tekrar kaybetmekten, seni, beni, bizi... Bu sefer bulamayacağımıda biliyorum.



Geçen günler acımasızdı, çok şey götürdü bizlerden, getirmedide... Sana baktığımda artık farklı görüyorum seni...Eskisi gibi değilsin, olmayacaksında... öyle umutsuzca istiyorum ki seni, sadece bir kere dokunmayı sana, bir kere...daha fazla değil. İşte o an artık istediğim şey olacağı için rahatlıkla ölebilirim.Sende farklı olan neydi?

Diğerleri neden bu kadar sıradandı? Dedim ya; artık daha çok seviyorum seni. Bütün bu lüzumsuz sorular anlamsız geliyor, sevgimin seni aydınlatmasını istiyorum karanlık yollarında. Görmek istemeyebilirsin ama her zaman üstünde olacak...Aradan zaman geçiyor olacak, öleceğim elbet. Sen yaşamaya devam et, ikimiz için. Yaşayamadığımız günleri yaşa dolu dolu... unutma hiçbir zaman, seni izleyeceğim elbet bir yerlerden.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder