27 Kasım 2010 Cumartesi

Oldurulamayan Sevgiliye Mektup

Hiçbirşeye ait değilim. Hiçkimseye, hiçbir yere. Herşeyden, herkesten uzağım.


Kimseyi sevmiyorum, kimseye ilgi duymuyorum. Lanetlenmiş olduğumu kabullenip, uzaklaşıyorum gitgide herkesten.


Sevdiklerimi terk ederek...


Hissetmiyorum kalbimi, hissetmiyorum aldığım nefesi. Artık daha kolay geliyor yaşam bu şekilde.


Hiçbir dine inanmıyorum, biliyorum ki onlarda sadece zorluktan başka bir şey değil. Hiçbir siyasi düşünceyle uğraşmıyorum biliyorum ki onlarda sadece sorundan başkar bir şey değil...


Düşünmüyorum geleceği, gelecek uzak bir kavram. Yaşamıyorum sahte yaşamları, senin gibi, onun gibi, diğerleri gibi.


An'ı yaşıyorum. Pişmanlık duymuyorum. Ara sıra seni düşünüyorum aslında. Başka yaşamımda, başka yerlerde. Keşke seni daha farklı zamanlarımda tanısaydım diyorum manasızca, o zaman belki daha değişik olurdu(k).


"Kollarınıza koşuyor olsaydım  o zaman siz de benim şu anda gördüklerimi görür müydünüz?"



Diyor Alexander Supertramp..Gördüklerim neler mi?



Acı, hüzün, hayalkırıklığı ve herşeyi boşvermişlik.


Ben de sevmek isterdim seni, aşık olmak iliklerime kadar. Sevişmek seninle; tutkuyla. Öpmek seni, her seferinde son kez öpüyormuşçasına...


Tatmak isterdim tüm duyguları seninle, yaşamak isterdim sonsuza kadar...


Ben ölmeden önce...


Yetişemedin işte bana. Öldüm bak ; ardımdan okunan duaları bile duyamadan. Ruhum derinlerde bir yerlerde. Sen nerdesin manasız.


Başka hayatları yaşadın, bir nebze mutlu oldun, olmaya çalıştın.


Ben ise hiçbirşeyin ortasında yitirdim ruhumu. Kayboldum hiçbiryerde, gömüldüm hiçlikte. İşte sen, sen kurtaramadın beni, geç kaldın...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder