11 Kasım 2010 Perşembe

Schism

Bazen kadere inanmam, tanrının bize oyunu olduğunu düşünürüm ama inanmam için o kadar ısrar ediyor ki. Hayatımı etkileyen insanlara bakıyorum o kadar rastgele olamaz diye düşünüyorum...Tesadüfler kader mi? Kader mi tesadüflerle dolu.


Aradan zaman geçiyor, elbette geçecek. Tek olduğunu anlıyorsun bu lanet dünyada ve ne kadar acınacak durumda olduğunu...Derken kader ağlarını örüyor. Rastgele bir yerde rastgele biriyle tanışıyorsun...o zaman bilmiyorsun tabi o kişinin hayatını değiştireceğini. İnanmıyorsun kadere yada inanmak istemiyorsun, bu yaşadığım sadece hiçlik olabilir , gerçek olamaz diye ibareler dolaşıyor kafanda. Kimseye ait olmadığın, kimsenin olmadığın bu dünyada birisi ne kadar anlam taşıyabilir ki sana? Lanetli bir yemiş gibi öylesine lanetlenmişsin ki kime dokunsan senden uzaklaşıyor. Ona dokunduğun an bunu anladın aslında, o uzaklaşmıyordu. Schism gerçeklemişyor aksine birleşiyordunuz aynı yol üzerinde ama ortada bir hiçlik vardı ve hiçbir zaman kalkmayacaktı. Ürkek iki yabani hayvan gibi birbirinlerine bakıyorlardı her defasında. Bazen umutla bazen çekinerek...ama bazen bakmaktan alıkoyamiyorlardı kendilerini. Hayat o kadar güzeldi ki o zaman..gelecek kayıgısı geçmiş kaygısı yok. anı yaşayan iki canlı vardı ama zamanları tükeniyordu git gide..işte elden kayıp giden zaman asla geri gelmeyecek ve kader yine ağlarını örecek onların üzerinde...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder