17 Aralık 2010 Cuma

Belki

Seni anımsıyorum belki daha az belki daha çok ama anımsıyorum işte. Anımsadığım figürü anlatamıyorum kimseye.


Bir rüya gibiydin. Gerçeklemiş fakat unutulmaya yüz tutmuş. Her seferinde giderek daha az anımsıyordum her geçen gün biraz daha, biraz daha unutuyordum...


Aklımın en ücra köşesindeydin işte, olmanı istediğim gibi. 


Zaman geçiyordu her zaman ki gibi. Sen unutuluyordun, olağan bir şey gibi.


Unutmak istemiyordum seni , tekrar orada olmayı, tekrar seninle olmayı düşlüyordum her gün.


Bazen bıkıyordum bunu düşlemekten işte o zaman anlıyordum aklımın içinde yer ettiğini.


Haykırıyordum boş odamda , sessizliğe....


Geçmiş geçmiştir, gelecek gelecek diyordu beynim.


Kalbim ise boşver onu duygularına önem ver...


"Yok olmuyor, istemekle bitmiyor, hiçbir yol yarılanmıyor, uzadıkça uzuyor..." diyor anlamsız bir şarkı.


Kafamda tekrar alıyorum o şarkıyı. Bütün gün kafamda canlanıyor.


Silmek istiyorum aslında, silmek istemesemde, acı veriyor bir süre sonra. Güzel de olsa.


Lanetlenmiş bir ruha, yüreğe , lazım değil böyle bir şey. Eninde sonunda ona da dokunacak ve karartacak, o renkli kişiliği....


Korkuyorum dokunmaya insanlara, dokunduğum an karardıklarını, lanetlendiklerini hissediyorum, o bile hayattan soğumama yetiyor aslında.


Çok uzun süreden beri uyuyor gibi hissediyorum kendimi. Derin bir uykuda olan lanetlenmiş bir dev misali. İşte uyandığım zaman neler olur, onu kestiremiyorum...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder