16 Aralık 2010 Perşembe

Elveda Mabed!



Normalde bu tür şeyler yazmam ama söz konusu "Mabed" olunca duramazdım.

Söz konusu "Mabed" Ali Sami Yen Stadı. Galatasaray'ımın tarihine ışık tutmuş kutsal yer.

Son sezonunu tamamladı yüzyıllık çınar. Ne olacağı konusunda çekinceler olsa da ikinci yarı orada oynanmayacak.

Gelgelelim "Mabed'e"; Bu öyle bir taraftarın, öyle bir takımın stadıdır ki ağzı olsa da konuşsa denilir hakkında.


Burada 5-0 lık N.Xamax maçını da gördük 5-0 lık Chelsea maçını da! Real Madrid'i çimlere gömdüğümüz 3-2 lik maçıda , UEFA kupasına gitmemizi sağlayan 3-2 lik Milan maçını da.


Ölmeden önce yapmak istediğim şeylerin arasında Ali Sami Yen'i görmek vardıi Şükür ki gerçekleştirdim. Oraya girdiğim anı dün gibi hatırlıyorum. Bacaklarım titreye titreye çıkıyordum merdivenleri. Evet; oradaydı! Mabed, mabedimiz!


Diğer takımların ruhsuz stadları gibi uzak değildi sahaya. Biraz uğraşınca kucaklayacak gibi oluyordun futbolcuları. Şansıma ki gittiğim maç bir derbi maçıydı. Galatasaray-Fenerbahçe. Derbiler başka olur, o stadın önündeki kargaşa, sevinç, hırs ve köfteciler.


Maç golsüz bitse de o taraftar o ambians hayran bırakmıştı kendine. bu stadda büyülü bir şey olduğu belliydi.


Son sezonuna gelelim. Evet; yıkıcı bir sezondu, bir sezonda en fazla bu kadar " yönetim istifa" sözü duyulmuştur sanırım burada. Yılmayalım dostlar! yeni stadımızı hınca hınç dolduralım, orasıdır artık bizim mabedimiz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder