11 Aralık 2010 Cumartesi

How Can I Feel?

Nasıl hissedebilirim yokluğunu? Hissedebilir miydim? Yok oluşum buydu aslında. Kendi kendimin yokoluş fermanını imzalamış olabilirdim.

Yanıbaşımda hiçkimseler yok
Ve şüphesiz bu doğru değildir
Bundan eminim doğru değildir


Doğruluyordum kalktığım yerden. Etrafıma bakıyordum manasızca. Yollar boş, evler boş, sokaklar boş...


Yürümeye başlıyorum amaçsızca, eskiden geçtiğim yollar artık o eski anlamını vermiyordu.


Onu ilk gördüğüm anı anımsadım.


Kimseler görmüyor mu?
Kavga etmek üzere bir savaşa sahip olduğumuzu.
Kendi yolumuzu asla bulamayız,
Diğerlerinin ne dediklerini önemsemeden


Diğerlerinin ne dediği önemli değildi bu savaşta. Benim savaşım oydu. Kaybetmek üzereydim belkide bu savaşı. Kaybeden olmak istiyordum bu sefer. Lanet olasıca egomun ne dediğine aldırmıyorum bu sefer. Evet! senin olmak istiyorum. Senin bedenin üstünde ölmek. Ruhumun hiçbir zaman huzura kavuşmaması çünkü bu en büyük günahım en büyük lanetim.



Bunun yanlış olduğunu nasıl hissedebillir
Kaldığımız dakikadan itibaren
Nasıl hissedebillir, bunun yanlış olduğunu 


Yanlış? Neye göre kime göre? Doğrularım vardıda ne oldu? 3 tanesi geldi 1 tanesini götürdü işte!

Rüyalarda yaşamaktan bıktım. Hayallerde yaşamaktan olmayan hayatımı oldurmaktan. 


Herşeyi siktir edip kimseyi umursamamayı istiyorum. O kadar kırılgan ki...Bir tek ona diş geçiremiyorum işte.


Günler geçiyor. Her geçen gün daha da ölüyorum. 

Fırtına,
Sabahın ilk ışıklarında...
Hissediyorum
Sizlere daha fazla birşey söyleyemem
Buz kesti beni


Üşüyorum..her zamankinden çok...güneş? evet görüyorum orada...bir yerlerde..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder