21 Şubat 2011 Pazartesi

Ama Sen?

Bilinmeyen zamanların birinde, yine kavga başlamıştı aramızda.

Varolmamalı diyordum var olmalı diyordu.


Acıtıyor varlığıyla diyordum acıtmalı diyordu.

Her şeye "o" karar veriyordu.Ben ise sessizce kabulleniyordum.

Karanlık zamanlar başladı, çok karanlık zamanlardı, hatırlanmak bile istenmez....

Dudaklarıma son dokunuşunu hatırlıyorum, bir öpücükten daha tutkuluydu, küçüklüğüm aklıma geldi o an.İğrenç Hollywood filmlerindeki sahte öpüşmeler.Bu an o öpüşmelerden binlerce kere daha masum ve tutkuluydu.

İnsanlar değişti, mekanlar değişti, yıllar, mevsimler değişti haliyle o an bile silinmeye yüz tuttu yavaş yavaş...

Artık iğrenç amerikan filmlerindeki o salak öpüşmeleri direk geçiyorum, aşk filmi izlemiyorum.Benim yaşadığım şeyler onlardan daha güzel geliyor, en azından her filmdeki gibi birileri ölmüyor.Ha ölen var elbet lâkin o ben miyim yüreğim mi ondan da emin değilim.Varsın yüreğim ölsün ona bir şey olmasın.Olmamalı da zaten.

Hiçbir şeyden zevk almadığımı fark ettim.Yediğim yemek, dinlediğim müzik ve ekler kek.

Doyumsuz olduğum aklıma geliyor.Onu sevmem bile başlı başına doyumsuzluk.Bir insan hiç sahip olamıyacağı bir daha göremeyeceği birini sever mi? Seviyormuş.

Sevmekte yetmiyormuş aynı zamanda.Çabalamak gerekiyormuş lâkin tembel bir insan olduğumdan buna tenezzül bile etmiyorum ama tembelliğimden değil bu, kalbimin yorgunluğundan.

Önemli olan sevmek değil mi zaten?Evet..Eee daha ne?

Masum aşklar mı daha güzeldir biten aşklar mı?

Severim, sevilmeme gerek zaten yok.



Bu kadar umutsuz ne zaman oldum?

Bilmem...hareket ettiğimi bile hissetmiyorum bazen, sürükleniyor gibi hissediyorum.

Yanlızlık...bitiren buydu sanırım beni.

Zaman sadece işte.. zamanı ve o anı iyi değerlendirmek gerekiyor bazen.

Ölmeme az kaldı, en azından ben karar vereceğim için buna, ölmek üzereyken aklımda o sahne yer alacak.Hayatımdaki en masum ve en tutkulu sahne...

Gülümseyerek öleceğim.Belki de...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder