17 Şubat 2011 Perşembe

Sadece bir keman sesi...

Yolda yürüyordum bugün, hafif buğuluydu hava, biraz da soğuktu.İçim üşümüyordu hani.Titretiyordu sadece.Eve gitmek için hızlı adamlarla yola koyuldum, derken bir keman sesi duydum mânalı mânasız.Aklıma geliverdin, o an o soğuğun tesiri azaldı, yanımdaydın sanki, hiç gerçekleşmeyecek bir şeydi oysa ki.






Sadece bir keman sesi bile bunu bana yapabiliyorsa, unutamamıştım seni.


Unuttum sanmıştım...


Unutamamışım...


İmkânsızlıklar içinde bile hep var idin hep var olacaktın.


Kabul ettiremedim kendime böyle saçma sapan, mazoşist bir şeyi.Acıyı severdim ama bu kadar fazlaydı.


Gel zaman git zaman dağlandı o bıçak yarası ya da öyle olması gerekiyordu.Artık sen yoktun ben ise yine eskisi gibiydim.


Olmadı işte, olduramadım, yapamadım...


En olmadık anda bile sen karşıma çıktın olacak bütün yıkıma aldırmadan.


Yüzüne haykırmak istiyordum "Neden?" diye...


Ama yüzüne bakınca bütün kuşkularım ortadan kalkıyordu...


Mutlu oluyordum onca umutsuzluğun arasında.Sebebi sadece sendin, asla benim olmayasak, sen...


Zaman geçiyordu bu dünyada.Ben yaşlanıyordum, sen zaman geçtikçe unutuyordun, ben ise ölmek üzereyken bile bir ihtimal "unutmadığını" düşünerek mutlu oluyordum....

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder