22 Mart 2011 Salı

Adam Liseli Beyler

Üniversitemin son günlerindeyken, lise yıllarım aklıma geldi.Dolu dolu geçen 4 + 2 yıl=6 yıl ( + 2 yılı ilerde açıklıyacağım) hayatımda geçirdiğim en güzel yıl dilimiydi.

2003 yılında başladığım bu maraton 2007 yılında bitmiş idi.Tabi bu süreç benim için zorluydu.Lgs den önce (Liselere Giriş Sınavı) babamı kaybetmiş, ağır travmalar yaşamıştım, bir de bunun üstüne cehennem gibi yanan Aydın da sınava girmiş sınavın yarısında hastalanmıştım, sonuç olarak o zamanın puanı ile 571.622 puan yapmıştım.

Aslında aklımda belirli bir lise yoktu, gittim Kuşadası Anadolu Teknik Lisesine yazıldım. (bok varmış gibi ) Neyse o zaman futbol da oynuyorum Denizspor da.İkisini idare ederiyoruz kısaca, hazırlık sınıfı denen bir şey varmış, ordan başladık.İngilizcem iyi olduğu için o sene iyiydi, teşekkürü resimci sayesinde kaçırdım (bir daha da ona yaklaşamadım).O sene öyle bitti, o senenin yazında yine talihsizlikler yakamı bırakamdı, beynimde bir tümör olduğu ortaya çıktı, ameliyatlar falan cartı curttu o yaz bittiğinde ben eski ben değildim.
9.Sınıf
9.Sınıf başladı, hazırlıkta popoları yayan biz, 9.sınıfta ebemizi gördük, atölye dersleri, meslek dersleri, ebemizi ağlattı kısaca.O sene beni en çok güldüren şey ise okulun ilk 4 haftası okula gelmeyen K'nin annesi tarafından bir atari salonunda basılması ve ilerleyen yıllarda müdürümüzün " öğrencilerimizi vakt-i zamanında atari salonlarndan topluyorduk" demesi.

Biraz da okulumdan bahsedeyim.Okulda toplasan 50 tane kız vardı ve bu kızların 10 tanesi bizim sınıftaydı.Düşünün artık sınıf üzerindeki gözleri.Bu kadar abazana bunlar yetmez diyecek olacaklar ki yanımıza Kız Meslek Lisesi ve bir duvar koymuşlar.

Okulumuzun arka bahçesinde maçlar yapılır, genelde toplar ortadaki dereye düşer ( o dereye ilk düşen bendim bu arada) almak için bütün sınıf seferber olurdu.O sene sonunda karnemde 9 tane zayıf görüyor idim.Her dönem sonunda karne gününde olduğu gibi BattleField oynamaya gittik karneler cepte.

Ve kaçış hikayeleri...
K ile ben aynı serviste olduğumuzdan günün hemen hemen hepsini beraber geçirirdik (ortaokuldan beri arkadaşız bi de) o sabah eğer keyfimiz yoksa ve paramız varsa geçen dialog şudur ;

-kaçak mı lan?
-bakarız...
-cs atarız la
-bakalım
-sonra ps yaparız.
-dur A ya mesaj atıyom.

3 kişi olunur ve 4. kişi beklenir.O 4. kişi genelde hep İ olurdu.

Ve Hakan Abinin kapısı yumruklanır sabahın 7sinde.Kendisi internet kafeci olup neredeyse evini bizim sayemizde geçindirmiş o sırada evlenmiş ve çoluk cocuğa karışmıştır.

İlk 2 saat cs atılır ardından 2 saat de ps atıldıktan sonra okula gidilir bu sayede ilk dönem bitmeden devamsızlık 19 a dayanır.

Biz ki okuldan kaçmak için 2.kattan atlayan biz ki okuldan kaçmak için dikenli tellerde kalmayı göze alan insanlar olarak en korktuğumuz şey okuldan kaçarken herhangi bir hocaya yakalanmak idi.Bunlar içinde en korkuncu L adlı hoca idi.Adını vermiyorum anlayan anladı zaten.

Çarşamba günleri olan konferans demek ilaveten 1 saat daha fazla counter oynamak demekti.K nin bu günler için bulduğu yöntem ile konferans salonundan mutfağa oradan yurdun lobisine ve oradan da dışarı kaçıp özgürlükkk diye bağırıyorduk.(ertesi sene o girişi kapattılar K orda yakalanınca)

Sınıftan aşağı atlamar mı dersin, nöbetçi hocanın bütün hareketlerini ezberleyip kafasını çevirdiği an pencereden kaçmak mı dersin hepsi vardı biz de.

10.sınıf

Biraz daha büyümüştük aslında bu sene.Sene başı olmasına rağmen derslerden kaçmıyor derslerle ilgileniyorduk(ilk 3 hafta böyleyken tabi ) sonra kaçmalar başladı, daha organizeydik artık, herkes tek tek kaçıyor telefonlarla haberleşiyorduk.10.sınıfta en aklımda kalan şey ise adeta kendimi feda ederek kazandığımız futbolda okul 3.lüğü.O fedakarlığın anısı olan yara hala durur elimde.

Karı-kız muhabbetleri yok mu lan bu hikayede diyeceksiniz, var ama anlatılmaz.

Bu seneden aklımda kalan şeyler tabi ki çok şey var ama özel kalmalı diyip susuyorum.10.sınıf sonunda karnemde 10 tane zayıf görüyordum ve yine aynı rituel.Karneler cepte battlefield oynamaya gidiyorduk.

11.Sınıf.
Yaşasın!sonunda bitiyordu lanet okul ve biz kurtuloyorduk.İlk dönem devamsızlık yine 19lara dayanmıştı.2. dönem başlarken raporları dayıyorduk biz de.



Ve aramızdaki kardeşlik bağı artık okulun bitecek olmasının verdiği sevinç-üzüntü yüzünden gevşemeye başlamış kopmalar olmaya başlamıştı.Ve gelen 11 tane zayıf.

O yüzden 12.sınıfı okumadık zaten, neyse.

11.sınıfta aklımda kalanlar, okulun sonuna doğru aldığımız 25'er günlük raporlar, sınıf içinde şişe ile maçla (o şişelerden biri müdür yard.sının kafasına gelmişti) sınıftaki kavga sonucu İ'nin psikopata bağlaması.Okuldan atılacağını sanıp elindeki mini çakı ile tehditler savurması (sonunda bir şey olmadı tabi) sene sonunda okulda futbol dalında şampiyon olmamız (amilin attığı penaltı ile)




Sonuç olarak 2007 yılında biten lise aslında bitmemiş 30 tane gıcır gıcır zayıf ile beni beklemektedir.Bu 30 zayıfı verebilmek için önümde 4 yada 5 sınav vardır.Hayatında hiç ders çalışmayan Emre ve arkadaşları bu derslerin hepsini verip şuan üniversite okumaktadırlar.Bu da böyle bir başarı hikayesidir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder