15 Temmuz 2011 Cuma

Cennet Dediğin...

Yine yağmurlu bir mart günüydü. Aslında hava soğuk  değildi ama yinede karamsar olmaya yetiyordu. Sigara içmek tam bir eziyetti bu havada. Derken son sigarasınıda yağmura kurban verdi. İçinden sövdü biraz, sonra önünde sigarasını yakmaya çalışan birini gördü, çakmağını uzattı gülerek.


Gülümseyerek aldı kız, sigarayı yaktı, ona verdi. Sonra kendine yaktı, gülümseyerek uzaklaştı.


Sigarasını artık rahatça içebiliyordu, ciğerlerine doluyordu duman ve tekrar o dumanı boşaltıyordu.


Her sigarayı içine çekişinde onu anımsıyordu, özlemi daha da artıyordu her defasında...


Bazen anlamlı-anlamsız hatıralar beliriyordu beyninde. Bazen de...ona dokunuşları aklına geliyordu. Ne kadar uzun zaman oldu diye hatırlamaya çalışıyordu aslında.


Yolu yarılamıştı. Biraz daha hızlandı, bir banka oturdu, Etrafı izlemeye başladı. Eski günler aklına geliyordu.


O masmavi gözlerin içinde kaybolduğu anları hatırladı.


Onları ilk gördüğü anı da...


Tekrar o güne döndü. Ona dokunduğu an ki irkilmesini tekrar hissetti. Yorgun bir adam gibi ağır ağır kalktı, eve doğru ağır adamlarla yürüdü. Üstünü çıkarmadan uzandı yatağa, bir daha uyanmak istemiyordu, tanrıya yalvarıyordu içinden, belki pazarlık yapıyordu...ama nafile...


Gözleri kapanırken son kez, yine aklında, fikrinde o vardı. Gözleri yavaş yavaş kapanmaya başladı...o, kendisini bekliyordu orada, huzurlu ve mutlu bir şekilde...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder