3 Aralık 2011 Cumartesi

Ruh Adam.

Aradan kaç gün geçti, artık saymıyorum. Onu sayacak dermanım yok. Lâkin çok gün geçti. O günler sen bensizdin.Ben sensiz.

Hayat bana oyun oynuyor azizim.Hayatımın en olmadık zamanlarında karşıma birini çıkartıyor ve ben iliklerime kadar aşık oluyorum.Hayatımın belirli bir zamanını da o aşkı unutmak için geçiriyorum.

Fakat, ben seni unutmak istemiyorum.Ömrümün sonuna kadar bu acıyla yaşamak, o acıyla yoğrulmak istiyorum.

Hani ruhsuz bi insan nasıl yaşar? Bilir misin? Sana onu göstermek istiyorum.

Sen elbet mutlusun, hep mutluydun.Bensiz bile.

Zaten sorun bensiz de mutlu olabilmen.

Ama ben sensiz hiçbir şeyden tad almadım.

Kahveden, sigaradan, hatta uyumaktan bile.

O kadar çok işlemişsin ki içime.Söküp atamadım seni hiçbir zaman.

Atmaya çalıştım, bir esrarkeş gibi, kanımda hissettim seni.

Bana olan bakışın aklıma geldi.Beraber uyurken ki kokun.Bana vurman, uykudayken uykudan uyanıp " acaba nefes alıyor mu?" diye kontrol etmem aklıma geldi.

Ve seni atamadım aklımdan.Kalbimden atmayı denedim inan.Başka bedenlerde yok olmayı istedim. Lâkin onlar bile seni hatırlattı.

Senin kalbinde bir pare yer edebildim mi? Edebildiysem ne mutlu bana lâkin yer edemedim sanırım.

Şuan yalnızım.

Biliyorum, benden ayrılma sebebini de biliyorum, gerekçelerini de.

Belki beni hiç sevmedin.Belki hiç aşık olmadın ama benimle oldun. O da bana yetti.

Seni, sensiz sevmek güzeldi sadece.

Ben seni sevmek için hiçbir zaman varlığına ihtiyaç duymadım.

En çok beni üzen şey beni sevmemen değildi aslında.Beni en çok üzen şey bana yalan söylemen de değildi.

Ben üzülürken bir an olsun içinin acımamasıydı.

Ben kimdim? sana ne yaptım da benim acı çekmemi izledin?

diye düşünüp durdum günlerce.

Dedim ya aradan günler geçiyor " sensiz" işte  bu da o günlerden biriydi. Geçti gitti.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder