25 Nisan 2012 Çarşamba

This Time Won't You Please.

Yıllardan bir yıl, şimdi anımsayamıyorum. O kadar uzak geliyor ki.Sanırsın 2000 yaşında bir ağacım.Dallarım uzun ama yorgun.Yorgun ama ümitli.Bir gün daha kesilmedi.Daha ne?
Dallarım o kadar uzun ki..köklerimi söylemiyorum bile.

Yalnızlığın resmini yapıyorum resmen. 2000 seneden beri tek başına kalmak, etrafında ne varsa öldüğünü yada senden uzaklaştığını görmek ne kadar da acı verici.

En son anımsadığım şey o yemyeşil gözlerin idi.

Gelip bana uzun uzun bakmandı.

Belki de hayat benim için o zaman durmuştu?Bir daha kimseye bakamamıştım o yüzden?

Dedim ya.. zaman çok çabuk geçiyor.

Biz, bizler değişiyoruz.

Bak geçen ne oldu.Normalde yapmam bilirsin. İnsan içine karışmam.. aldım sigaramı indim ashile (evet sigara da içmiyorum) ayaklarım suya değdi değecek.Oturdum içiyorum.Biri sönmeden diğerini yakıyorum.

Seni anımsıyorum.

Seni..

Seni...

Anımsadıkça daha da içiyorum.Paket bitiyor.Şarap da bitiyor.Yine tek başıma kalıyorum.

Sanırsın 2000 seneden beri seni seviyorum.Her sevişimde tükenip yeni bi hayata başlıyorum.

Kuru kuru sevmek ne ola ki.. diyeceksin.

Sevmek..

Sevmek...

Ne ki di mi...

Yakamoz vardı şansıma.Yıldızlar elimi atsam gelecekti sanki avucuma.. lakin. Zaman geçti bizler geçtik izlerimiz kaldı.Belki silinecek?

Kim bilir...

Ama bu sefer..bu sefer yapma diyemiyeceğim kendime.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder