2 Mayıs 2012 Çarşamba

Sana Rağmen.

Çok iyi anımsıyorum tarihi.Üniversitenin en boktan günleri.İnsanlar desen çok saçma.Dersler desen çok sıkıcı.Tek iyi olan şey uyku olan dostluğum.Hayat çok tek-düze.
Uyu-uyan-yemek ye-uyu.
Derken...derken..
Derken işte o saçma sapan günü hatta saçma sapan hayatımı değiştirdin sen.Farkında olmasan da..
İlk gördüğüm an dondum.Nasıl bu kadar güzel olabilirdin?
Nasıl bu kadar.. kanımı dondurabilirdin?
Aradan çok zaman geçti.Şimdi anımsayamıyorum.Çok diyeyim.
Sana bu yazıyı yazmaya başladığımda...seni tanımıyordum bile.

"Boşver ışığımızı söndürmeyelim" dedi.

"Işığım sensin.." diyemedim tabi.

Işığımdın.. koskocaman gözlerinle..

O güzel gülüşünle...

Kokunla...

Kimin kollarına gitsem sendeydi aklım.

Sen hiç sürüklendin mi bi kıyıdan diğer kıyıya?

Her tende kaybederken kendimi aklımda, fikrimde sen.

Senden uzak olma duygusu..sensizlik kısaca.

Mutlu muydum sence? Seni, sensiz yaşayabilmeyi öğrenmiştim sadece.

Seni sevmek için sana ihtiyacım yoktu.

Çok mu saçma geldi? Biliyorum sana öyle geliyor.

Yani bir insan "hiç" beklentisi olmadan neden sevsin birini?

Öpmeden, sarılmadan, koklamadan.

Bunlara ihtiyacım yok.

Gözlerine baktığım an ki o ışık.

O... güzellik.

Yetiyordu bana.a

Az beklentiyle çok aşk..

Bazen fazla geliyordu.

Egoma yenik düşüyordum. "Bu kadar sevmeme rağmen neden benle değil de başkalarıyla" diye.

Ben seni kazanmak için bir şey yapmadım.Sana "seni sevdiğimi" bile söyleyemedim.Yüzüne karşı...

Şarkılar belki senle anlam kazandı.Sadece "1" film senin sayende odak noktam oldu.

Lakin şuan kalbim atıyorsa.Her gün bu yataktan uyanıyorsam.İleriye dair bakabiliyorsam sevebilecek birisi olmasındandır.

"Sevmek için seviyorsun" deme.

Diyebilirsin.. ama.

Deme.

İnsanoğlu garip işte di mi?

Çok..garip. çok.

"Kendimi senden uzaklaştırmak için kendimce bir şeyler yapmaya çalışırken
Sana daha çok bağlandım.
Unutmak için bulduğum şeyler de seni aradım
Bulamadım
ve 
Özledim."

diyor şair.

Sanki önümde bir sürü kapı var.Hepsi senin önüne çıkıyor ama ben kapılardan değil de pencereden çıkıyorum.Sana ulaşmamak için...bazen de dayanamıyorum.Seni o kadar çok göresim geliyor ki..

Ama işte o hüsran duygusu.O yenilmişlik.O bitmişlik.O... tükenmişlik.

Karşına geçip tek kelime bile edemiyorum.

Avazım kadar susuyorum...

Sen de susuyorsun..


Gece kadar yalnızım işte.Lekeli bir aşk.Peşimi bırakmayan bir özlem.Daima burnumda olan kokun ve gözlerin.Olabilecek en kötü üçleme değil mi?Bir ömür boyu bunu yaşayabilecek olmam da cabası.


Hayat çok güzel aslında...


Seninle.. ve sensizlikle.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder