3 Şubat 2015 Salı

West Coast.

Sen aklıma geldiğinde hep bu şarkı çalıyor kafamda, bir cumartesi günü, o rüzgarlı havada saçma sapan dolaşmıştık ya o saçma sapan sahilde, tıpkı bu şarkının klibindeki gibi. Çocukluğumun geçtiği o sahile anlam veren tek anıydı belki de.

"I'm in love" diyor ya şarkıda, kalbime bi ağrı saplanıyor, ben aslında seni seviyor muyum onu bile bilmiyorum. Aynaya bakıyorum anlamsızca, alter egom soruyor bana;
"Sen bu kızı seviyor musun hakkaten ya? 3 yıldır seni gülerek izliyorum içinden"
-Bir sus sen bence, senin sevdiğin kızları da gördük. Hele o rum yok muydu? neyini sevdin onun?
"En azından güzel kokuyordu. Dudakları güzel öpüyordu"
-Haklsıın, ben daha öpemediğim, öpemeyeceğim, koklayamayacağım bir kadını sevdim.
"Eee ondan salak diyorum ya sana, o başka adamlarda başka kollardayken sen o aciz hayatında onu düşünerek, üzülerek bir ömür geçireceksin"
-İlk defa sana katılıyorum. 
+3. ego oalrak söze girebilir miyim?
-Gir.
"Gir bakalım, bir de seni duyalım, bayadır sesin duyulmuyordu"
+Birini sevmek için illa dokunmak mı lazım? evet onu öpemeyecek, dokunamayacak olabilir, bu tür bir sevgi daha saf değil mi? o bahsettiğin kız, seni güzel öpen, ne kadar hayatında kaldı? 2 ay? 3 ay? peki ilk aşık oldugun kıza dokundun da noldu? seni bırakıp gitmedi mi?
-Gitti ama ilkimdi o benim. İlk bir kadına onla dokundum.
"Dokunmak denirse tabi ahahah"



+ Ah! hatırlıyorum, ne komikti.
-Komik momik! güzeldi. Ölsem de aklımda kalacak.
"Haklısın, güzel zamanlardı. "
-Tabii ki. Hiçbir zaman pişman olmadım.
+ Peki bu? bundan neden vazgeçemiyorsun? ilk aşkından çok kolay vazgeçtin. Bunun farkı ne?
-Ah bir bilsem. İnan bazen geceleri uyku girmiyor gözüme. Ya her şeyi denedim. Ayrılmayı, kalbimden atmayı, beynimi bile yedim inanır mısın? her yerden sildim onu. Hiç düşünmediğim bir anda çıktı karşıma, bir fotoğraf bile onu hatırlatıyorsa onu, bana...
+Hiçbir zaman benim kontrolü ele geçirmeme izin vermedin ki?
"Doğru, ben bile bazen ele geçiriyorum seni ama o? ahaha. yazık ya."
-İzin versem napcaksın? 2 gündür sende değil mi zaten kontrol?
+Eh orası doğru aslında, biraz daha iyi gibiyiz sanki? değil mi?
"Eh, hakikaten biraz daha iyiyiz.
-Bilmem, öyle mi? telefonum nerde?
+ Numarasını sildim. Mesaj atma diye.
-Seni piç.
"ahahahahahahahaha, ya benim bile aklıma gelmemişti bu."
+ Ben senin kalbin değilim, beynin de değilim, ben senin ruhunum Emre.
-Üzdü.
+Neden?
-Bir ruhum var mıydı benim? ben uzun yıllar önce öldüğünü sanmıştım.
+ Vardı ama sen pek iplemiyordun açıkçası. 
"Doğru diyor bak, insanın ruhu olmaz mı la?"
-La mı? ahaahha. La'yı bile kullandıysan sen olmuşsun be alter ego.
"Oldum tabi yapraağım. 26 yıldır senin içinde yaşıyor olmak ne kadar zor bir duygu biliyor musun sen?"
+Öyle deme  ama ya, iyi çocuktur, severim onu. Ruhu olarak ben bunu diyorsam düşün yani.
"Eh orası öyle, şu adam kadar yufka yürekli ve saf bir adam görmedim, gerçi ikisi de aynı anlam ama naparsın"
+Neyse, demem o ki Emre, bırak böyle gitsin. Sen dinlen kafanda. Ne zaman hazır hissedersen ben çekilirim geri, sen gelirsin.
-İzin verir misin gelmeme?
+Neden vermeyim? ben alter ego değilim ki? Ruhunum senin, canın, kanın. 
"Yalanlara bak bak, sen o zevki tattın mı? bir bedeni, bir insanı yönetmenin keyfine vardın mı?"
+Evet 2 gündür ben yönetiyorum. uykum geliyor, uyutuyorum, uyanmak istiyorum uyandırıyorum. Bazen benim de yapamayacağım şeyler oluyor daha tam öğrenemedim.
-Neymiş onlar?
+Düşünemiyorum. Ruh'um ben. Beynine tam anlamıyla hükmedemiyorum.
-Eh bırak da onu ben yapayım. Sen kalbime hakim ol yeter.

"Ne yani pabucumuz dama mı atıldı şimdi?"
-Senden daha iyi olduğu kesin be alter'im.
"Kırıldım bak, neyse ki sigaran var, sana aldırtmayı başardım"
-Hakikaten ha.. sayende sigaraya başladım.
+Daha fazla konuşacak mıyız? bitireyim mi?
-Bitir.
"Bitir"
+ Emre, üzgünüm, bir süre ben devralacağım kontrolü, senden de özür dilerim Alter.
Daha fazla dayanamadım. 3 yıldır bu adamın içten içe çöküşünü izledim. ağlamalarını dinledim, kalp kırıklarını ben topladım ama artık bu adamın da mutlu olması lazım, bu adamın da sevmesi, sevilmesi lazım. En son ne zaman heyecan hissettiniz damarlarınız da? ben hatırlıyorum. çok net hatırlıyorum sonrasında ki hüsranı da hatırlıyorum.
İzin verin, yaralarını sarayım Emre'nin.
İzin verin, onu eski Emre yapayım.
İzin verin onu hayata döndüreyim. Veriyor musunuz?
"He".
-Peki.

Emre, sen çok güçlü bir adamsın fakat artık dinlenme zamanın geldi. Bırak ben iyileştireyim seni, alter için de sigara içerim hem, senin için de bol şekerli Türk kahvesi. Di mi?
Merak etmeyin, her şey çok güzel olacak. Acıların son bulacak, belki sonsuza kadar mutlu olacaksın ama o şarkıyı unutma olur mu? o şarkı sayesinde buradasın. unutma, dream on.
Dream on.
Dream on..
Dream on...


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder